Greek

Greek

English

English

Turkish

Turkish

Tuesday, 7 July 2020

Ana sayfa

Contact Us Home
Collection of articles in Turkish
Alfadi Publications

On-Line Αγορές - On-Line Sales

Avrupa Parlamentosu seçimlerinin parti dengelerine yan etkileri

Gözler 2013 yılında


Avrupa Parlamentosundaki seçim sonuçlarının ardından, partiler içindeki ‘kutuplaşmalar’, 2013 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerine uzanan süreçte ufuktaki planları ortaya koyuyor. Kamuoyunda gözler, bugün Avrupa Parlamentosu seçimlerinde büyük hezimet yaşayan DİKO’da olabilir, ancak DİSİ’de de perde gerisinde bazı faaliyetler vardır. DİSİ’de bazı kurmaylar, AKEL ve DİKO’nun yollarını ayırma olasılığına ve 2013 yılında yapılacak başkanlık seçimlerinde ortak oyla sağın birleşmesine yatırım yapıyorlar.

 

Elbette ki bütün bunlar, önceden hesabı yapılamayan birçok bilinmezle yazılan senaryolardır, çünkü bu yılın sonunda ve önümüzdeki yılın başlarında Kıbrıs sorununda önemli gelişmeler beklenmektedir. Bu konuda sadece iki senaryo vardır:

  • Anlaşmanın imzalanması. Hristofyas, federal devletin lideri olarak siyasi varlığını yenileyecek ve muhalefet lideri Nikos Anastasiadis, yönetimde önemli bir görev alacak.
  • Çıkmaz. İçteki siyasi sahnede tamamen beklenmedik gelişmelerle, içte siyasi bir kriz yaşanacak.

DİKO’da şebeke

 

Bu iki senaryodan hangisi gerçekleşirse gerçekleşsin, DİKO’nun oynayacağı rol önemli olacaktır.

Hükümet, Marios Karoyan’ın seçim kampanyası sırasındaki davranışından dolayı büyük hayal kırıklığı yaşamış olsa da, bundan sonra muhalefet lideri değil de, koalisyon partisi lideri olarak davranması koşuluyla, onu ‘Tassos’cuların’ tehdidinden kurtarmak için, ona yardım eli uzatmaya hazırdır.   

‘Politis’ gazetesinin elde ettiği bilgilere göre Cumhurbaşkanı Hristofyas, seçim sonuçlarını öğrenmesinin hemen ardından girişim üstlenerek, Marios Karoyan’ı telefonla aradı. Hristofyas Karoyan’a DİKO liderliğinde kalmasına yardımcı olacak önlemler alacağı (Örneğin kendi adamlarından birini müzakere grubuna atamak gibi) sözünü vererek, ona desteğini sundu.

 

Bu telefon görüşmesinin arından oyuna, siyasi geleceği hükümete katılması ile özdeşleşen ve cumhurbaşkanlığı ile  DİKO arasında ‘arabulucu’ olarak hareket eden Markos Kiprianu girdi. Cumhurbaşkanlığı’nın hedefi, seçim öncesi kampanya sırasında yıkılan köprüleri yeniden inşa etmektir.

AKEL, daha geniş olarak söylemek gerekirse hükümet, DİKO ile işbirliğini stratejik açıdan önemli görmeye devam ediyor. Çünkü Kıbrıs sorununda gelişmeler yaşanması durumunda onu yanlarında istiyor. En çok da müzakerelerin başarısızlığa uğraması durumunda onunla işbirliği yapmaya devam etmek istiyor.

 

AKEL’in en büyük korkusu, Kıbrıs sorununda gelişme yaşanmaması durumunda, DİSİ ve DİKO arasında yapılacak bir işbirliğidir. Böyle bir durumda ortaya çıkacak olumsuz gelişmelere ilişkin olarak hükümete yüklenecekler.  

Hükümetin DİKO’yu yanında tutma ısrarının iki yorumu vardır:

  • Cumhurbaşkanı Hristofyas Kıbrıs sorununda bir anlaşmanın altına imzasını atması durumunda, DİKO’nun kendisini desteklenesini önemli olarak düşünmektedir.
  • DİKO’yu sıkı sıkı kucaklayarak, retçi politikasına gerileme tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır.

İkinci senaryo uzaktır, çünkü DİKO, Avrupa Parlamentosu seçimlerini yeni bir referanduma dönüştürme ve toplumu bir ‘mücadele cephesinde’ toplama konusunda başarısız oldu. Aksine toplum ılımlı güçleri ödüllendirdi.

 

DİSİ’de iki cephe

 

Ufukta 2013 başkanlık seçimleriyle, DİSİ’de de DİKO ile işbirliği perspektifleri, seçim sonrası senaryolar arasındadır. Elde ettiğimiz bilgilere göre 2008 yılında Yannakis Kasulidis’in Cumhurbaşkanlığına seçilmesine ilişkin olarak, DİSİ ile DİKO arasında bir işbirliği kurma konusunda çaba sarf eden ancak başarısız olan bir grup faktör, bir dahaki sefere bunu başaracağına inanıyor.

 

Yannakis Kasulidis’in çevresi, Avrupa Parlamentosu seçimlerindeki başarısından sonra yolun, Cumhurbaşkanlığı için sıçrama tahtası olarak kullanacağı DİSİ başkanlığına adaylık için açık olduğundan bahsetmektedir. Aynı kaynaklara göre Kasulidis, bir yıl içinde Avrupa Parlamentosu milletvekilliğinden istifa edecek ve DİSİ Başkanlığına aday olma niyetiyle Kıbrıs’a yerleşecek.

 

Çalışma arkadaşlarının yaptıkları analize göre DİSİ, sadece DİKO ile işbirliği yapması durumunda yönetime sahip olabilir, ancak bunun mümkün olması için Anastasiadis'in  gitmesi gerekecek. Seçimlerde DİSİ ve DİKO arasında bir işbirliği kurulması çabasında, Kasulidis’in dışında Eleni Teoharus da, DİKO’da büyük nüfuza sahip olduğu ve işbirliğini başarabileceği argümanı ile liderlik rolünü talep etmektedir.

 

‘Evdeki hesap’

 

Öte yandan DİSİ başkanı, bütün bu senaryolar ışığında ‘evdeki hesabın çarşıya uymayacağını’ ortaya koyuyor. Anastasiadis’in görev süresi Mayıs 2010 tarihinde bitiyor. Ancak tüzükteki düzenlemeler nedeniyle, seçimlerden altı ay önce seçim kurultayı gerçekleşemez. Dolayısıyla 2011 yılındaki milletvekilliği ve belediye seçimleri nedeniyle, görevi otomatik olarak 2012 yılına kadar uzuyor.

 

O zamana kadar hiçkimse parti dengesinin ne olacağı konusunda tahminde bulunamaz. O zamana kadar bugünkü hükümetin ortadan kalkması ve bugünkü hükümetin federal devlete dönüşmesi olasılığı vardır. Böylesi bir durumda sahne tamamıyla farklı olacaktır. Çıkmaz yaşanması ve mevcut sistemle seçimlere girilmesi durumunda, Anastasiadis’in, siyasi kariyerini en üst makamda kapatmak için aday olması beklenmektedir. 

Yeni siyasi bir sahnede küçük partiler de siyasi gelecek arıyorlar. EVROKO Başkan Yardımcısı Nikos Kutsu, merkez partileri ‘küçük mağaza’ olarak nitlendirdi ve merkezin birleşmesini yeniden gündeme getirdi. Yeni bir oluşuma, parti haritasından silinme tehlikesi ile karşı karşıya olan Ekologlar da katılacak.

 

Maç daha yeni başladı

 

‘Politis’ gazetesinin elde ettiği bilgilere göre seçimler arifesinde Lillikas ve Lissaridis sürekli olarak görüşüyordu. Aynı zamanda Lillikas ‘tassos’çularla’ Strakka’da eski cumhurbaşkanının evinde temaslar yapıyordu.

 

Lissaridis’in de onayını alan stratejileri, seçimleri yeni bir referanduma dönüştürmek, EVROKO’yu DİKO aleyhinde güçlendirmek ve AKEL ve DİSİ’nin ötesinde bütün güçlerin siyasi ittifak kurması amacıyla, DİKO’yu hükümetten ayrılmaya zorlamaktır. 

 

Öte yandan DİKO’nun seçim başarısızlığı, EVROKO’nun DİKO’nun kayıplarını kazanma konusundaki başarısızlığı ve DİSİ ile AKEL’in ezici zaferleri, hükümet koalisyonunu dağıtma çabasını bumeranga dönüştürdü. DİKO’nun güçsüz olduğu bir anda AKEL Karoyan’a can simidi attı. Karoyan da, Cumhurbaşkanı Hristofyas’ı yeniden siyasi oyunun egemeni haline getirerek, kurtulmak için kendisine atılan can simidini yakaladı. 

 

Elbette maç burada bitmiyor. Yakın bir gelecekte DİKO’da sessizliğin hakim olması söz konusu değildir. Hükümetten ayrılma, partiyi çöküntüye mahkum ederken, sürekli içe dönüklükle işbiriğinin devam etmesiyle -Kıbrıs sorunundaki gelişmeler vesilesiyle- belki de bir sonraki turda büyük bir mücadele verilecek.


Makarios Drusiotis

Politis

14/06/2009

© Copyright: Makarios Drusiotis  |  Journalist, Writer

Top Back Ευκολη Εκτύπωση Contact Us Home