• Thursday 8 December 2022

Articles in Turkish

2010 yılında çözümle ya da çözmsüz misyon değişiyor

UNFICYP ile ilgili alarm çanları

Kıbrıs’taki BM Barış Gücü (UNFICYP), Kıbrıs’a 1964 yılının Nisan ayında üç aylık bir dönem için geldi ve hali hazırda buradaki 45. yılını doldurdu. BM, UNFICYP’in Kıbrıs’taki geleceğini ciddi bir şekilde düşünmeye başladı ve bu gücün görevinin değişmesi artık bir an meselesi... Barış Gücü’nün görevi en geç 2010 yılına kadar değişecek.

İki olasılık vardır:

  • Kıbrıs sorununun çözümü durumunda UNFICYP, çözümün normal bir şekilde uygulanması konusunda önemli bir rol oynayacak.
  • Çıkmaz ve başarısızlık durumunda, BM’nin Kıbrıs sorunuyla ilelebet bağlarını koparmasının ilk aşaması olarak, Barış Gücü Kıbrıs’tan aşamalı olarak çekilmeye başlayacak.

Bu niyetler, UNFICYP’in görev süresinin altı aylığına uzatılması ile ilgili olarak yapılan istişarelerde, 2004 yılından beri açıkça görülmeye başladı. Görev süresinin uzatıldığı son raporda, “çözüm ya da çekilme” ikileminin ültimatom şeklinde ortaya konma çabası vardı. Karar taslağının gerekçeli hüküm kısmında, BM Genel Sekreterinin, Güvenlik Konseyine sunacağı bir sonraki raporda “müzakerelerde ilerleme ışığında UNFICYP’in operasyon yapısının ve sayısal gücünün misyonunun değişmesi ile ilgili önerilerle” gelmesi emri vardır.

 

UNFICYP’in gelecekteki yapısı ile müzakerelerdeki ilerleme arasında bağlantı kurulmasıyla, Kıbrıs’taki iki tarafa, hiçkimsenin bugünkü statükonun devam edeceğini garanti edemeyeceğine işaret edilerek, çözümün amacına odaklanmaları yönünde açık bir mesaj vermeye çalıştı. İkilem en çok, BM’nin Kıbrıs’taki varlığından dolayı kendini güvende hisseden Kıbrıs Rum tarafına yönleliktir.

 

Bu güvenliğin sağlanması için Kıbrıs, UNFICYP’in muhafaza edilmesinin mal olduğu 50 milyon doların 18 milyon dolarını öderken, Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu daha büyük ekonomik katkı sağlamayı görüşmeye hazır olduğunu açıkladı. Bunun aksine Türk tarafı, Türkiye’nin BM’deki Daimi temsilcisi aracılığı ile yaptığı açıklamada, askeri birlğin çekilmesi ve bunun yerine siyasi bir kişinin getirilmesinden yana olduğunu ortaya koydu.

 

Hristofyas baskı yaptı

 

Nitekim Cumhurbaşkanı Hristofyas’ın sert tepkisi, Güvenlik Konseyini ikinci kez düşünmeye sevk etti. Hristofyas’ın, ABD ve Güvenlik Konseyi üzerinde nüfuz kullanan Aleksander Downer tarafından kabul gören argümanı şuydu:

  • 2004 yılından 2008 yılına kadar, dört yıl bir durgunluk hakimdi. Kendi inisiyatifiyle müzakereler başladı. Bu müzakereler yaşanan tüm zorluklara rağmen başarı perspektifine sahiptir. Söz konusu ifadenin kabul edilmesi durumunda, bu onu içte zayıflatacak ve UNFICYP’in Kıbrıs’tan çekilmesi tehdidi altında müzakere edeceği için -ki bunun haksızlık olduğunu düşünüyor- onu müzakerelerde dezavantajlı konuma düşürecektir.

Bu yaklaşım işe yaradı, söz konusu ifade gerekçeli hüküm kısmından tanım kısmına aktarıldı ve çözüm olacağı beklentisiyle, gelecekteki görevi konusunda   UNFICYP’i hazırlama girişimi Genel Sekretere bırakıldı:

“Tarafların görüşleri ve zemin üzerindeki gelişmeler dikkate alınarak, UNFICYP’in misyonu konusunda, gücünün düzeyi ve girişimlerin anlamının ilave değişiklikler için uygun önerilerin de içeren düzenlemelere dair ivedi planlamanın önemi kaydedilmektedir.”

 

Bu tez Lefkoşa’yı tamamıyla tatmin etmektedir, ancak UNFICYP’in sonsuza dek Kıbrıs’ta kalmayacağı konusunda hali hazırda tehlike çanları da çalmaktadır. Uluslararası faktör UNFICYP konusunu gündeme getirerek, Kıbrıs toplumunda hakim olan ‘hayatın Kıbrıs sorununun çözüm olmadan da normal bir şekilde akıp gitmeye devam edeceği’ yönündeki düşünceyi sarsmaya çalışıyor. Batılı diplomatik bir kaynak “Politis” gazetesine yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Hristofyas’ın, birçok Kıbrıslı Rumun saf bir Rum devletinde yaşamaya alıştığı ve iki toplumlu devlete dönmeye karşı olduğu yönündeki açıklamalarını da hatırlatarak, “çözümün en büyük düşmanının statükonun güvenliğine alışmak olduğunu” söyledi.

 

2004 yılının yan etkileri

 

Kofi Annan UNFICYP konusuna, 2004 yılında müzakerelerin başarısızlığı ile ilgili raporunda değindi. 2004 yılının Mayıs ayında Barış Gücünün görev süresinin uzatılması ile ilgili raporunda, Güvenlik Konseyine UNFICYP’in gelecekteki yapısı ile ilgili araştırma yaptığını kaydetti.

Bunun gözden geçirilmesinin sonucunda, Barış Gücünün %30 oranında azaltılmasını önerdi. Onun bu önerisi Güvenlik Konseyi tarafından benimsendi (2004 yılının 1568 sayılı kararı) ve UNFICYP’teki kişi sayısı, 1224’den 860’a düşürüldü.

 

Bu değişikliklerin ardından UNFICYP konusu, 8 Temmuz 2006 anlaşmasını doğuran yeni bir sürecin başlaması ile ilgili çabalar arifesinde askıya alındı. 2006 yılının Aralık ayında Kofi Annan, UNFICYP’in tamamıyla ayrılması ve BM’nin Kıbrıs sorunuyla bağlarını tamamıyla koparması konusunu açık bir şekilde ortaya koydu. Genel Sekreterlik görevinden ayrılmadan önce, Kıbrıs ile ilgili son raporunda şunu yazdı: “Uluslararası toplumun, UNFICYP aracılığıyla Kıbrıs’a aktif katılımının devamı asla düşünülmemelidir.”

 

Altı ay sonra, halefi Ban Ki Moon, Barış Gücünün görev süresinin uzatılması ile ilgili ilk raporunda aynı uyarıyı yaptı: “Özellikle de siyasi süreçte önemli ilerleme olmayışından dolayı, uluslararası toplumun çeşitli faktörleri Kıbrıs’a gelişinden 43 yıl sonra UNFICYP’in yararıyla ilgili gittikçe daha çok kuşku duyulmaktadır.”

 

Hristofyas’ın şeçilmesi, UNFICYP’in geleceği ile ilgili konuyu yeniden askıya aldı. Ancak 2008 yılının Aralık ayında Barış Gücünün görev süresinin uzatılması ile ilgili kararda, Genel Sekreterin, UNFICYP’in yapısını gözden geçirmeye devam etmeye ve Güvenlik Konseyine, güç düzeyi ve operasyon yapısına ilişkin olarak misyona daha fazla uyum ile ilgili önerilerle” gelmeye çağrıldığı ifadesi yer almaktadır.

 

Son raporunda Ban Ki Moon, UNFICYP’in yapısının değişmesi konusunu yeniden gündeme getirmek ve Barış Gücünün rejimini müzakerelerin geleceği ile bağlantılı kılmak amacıyla, bu karara atıfta bulunuyor.

Gelişmelere kronolojik olarak bakıldığı zaman, uluslararası faktörün eğilimi açık bir şekilde görülmektedir: UNFICYP bugünkü şekliyle misyonunu tamamladı ve çözüm olsun ya da olmasın, aşamalı olarak Adadan ayrılma hedefiyle, misyonu değişecektir.


Makarios Drusiotis

Πολίτης

31/05/2009