• Thursday 4 June 2026

Articles in Turkish

1967: Gerçekleşmeyen İstila-Köfünye Krizinden 40 Yıl Sonra

“Köfünye (Geçitkale), 1974 yılından önce, Kıbrıs’ta, kritik 1960’lı yıllarda çatışmaların yaşandığı stratejik öneme sahip bir Türk köyüydü. 1974 yılından önce, Türkiye iki kez Kıbrıs’ı istila etme girişiminde bulundu. Birincisi Ağustos 1964, ikincisi de Kasım 1967 yıllarındaydı. 1967 krizi tam kırk yıl önce, 15 Kasım tarihinde, ‘Köfünye kavgaları’ bahanesiyle patlak verdi. Olaylar, 1964 yılında Kıbrıs’ta konuşlanan Yunan tümeninin çekilmesiyle son buldu.

 

1963 olaylarından ve Zürih-Londra anlaşmalarının çökmesinden sonra Köfünye, TMT’nin kontrolü altındaydı. Köfünye’den dört kilometre uzaklıkta bulunan karma köy Ayios Teodoros’un (Boğaziçi) Türk tarafı da, TMT’nin kontrolü altındaydı. Bölgenin kumandasını elinde tutan, TMT’den bir komutandı. Bu komutan, sadece Kıbrıslı Rumlarla değil, aynı zamanda bölgede sürekli bir birliği olan UNFICYP’le sorunları olan Çetin kod adlı problemli bir Türk subayıydı.

 

Çetin’in neden olduğu sorunlardan bir tanesi de, 1967 yılının başlarında, Kıbrıs devriye polisinin Ayios Theodoros’un Rum kesimine girişine engel olmasıydı. Bu olay, 1967 yılının sonbaharında doruğa çıkan ve Milli Muhafız ordusunun Köfünye köyüne saldırmasıyla son bulan uzun süreli bir kriz için bahane oldu.

 

 

Grivas ve Birlik

 

BM, raporlarında, Ayios Theodoros’un Rum kesimindeki Polis devriyeleri konusunda kesinlikle Kıbrıslı Rumları haklı buluyordu. Ancak bunun nedenlerini, tamamen Çetin’in sorunlu karakterine bağlıyorlardı.

 

Kıbrıs Rum tarafı krizin, en geniş bölgenin askeri kontrolü ile ilgili örgütlü planın bir parçası olduğu yorumunda bulundu. Bu yüzden BM’nin tüm yatıştırma çabalarına rağmen Hükümet, tüm bölgenin tamamen kontrol altına alınması amacıyla askeri operasyon emrini verdi.

 

1964 yılından sonra Kıbrıs’ın askeri komutanı Yorgos Grivas’tı. O sırada Adada, 10 bin subay ve erden oluşan bir Yunan askeri birliği vardı. Birlik 1964 yılının Haziran’ı ve Ağustos’u arasında, Kıbrıs’ın savunulması göreviyle Kıbrıs’a gizlice gelmişti.

 

Bugün Amerikan devlet arşivlerinin belgelerinden ortaya çıktığı üzere Grivas’ın ve birliğin Kıbrıs’a gelişine, ABD’nin teşviki ve Türkiye’nin hoşgörüsü ile karar verilmişti. Birliğin esas görevi, Kıbrıs’ın komünistleşme tehlikesini bertaraf etmekti. Çifte Enosis (Acheson Planı) çözümü ile ilgili müzakerelere hazırlanma dönemiydi.

 

Bütün IDEA liderliği, Kıbrıs’taki Yunan birliğine hizmet ediyordu. 21 Aralık olaylarının başrol oyuncularının çoğu bu kişilerden oluşmaktaydı. 1967 yılında birliğin geliş nedenleri neredeyse yok olmuştu ve Köfünye olayı kararın bozulması için bir fırsattı.

 

 

Operasyon

 

Operasyonu planlayıp gerçekleştirmeyi üstlenen Grivas, bir grup silahlı TMT’cinin yarattığı dolaşım sorununu çözmek amacıyla, zırhlı ve topçu birliklerini harekete geçirdi. Grivas’ın kurmay başkanı, daha sonra Yoannis döneminde Silahlı Kuvvetleri komutanı olan ve 1974 yılında Makarios’a karşı darbe emrini veren Grigorios Bonanos’tu.

 

Kıbrıs Rum tarafı, her ne kadar TMT’nin bölgedeki faaliyetlerinden dolayı haklı olsa da, gösterdiği tepkinin şekli ve büyüklüğü nedeniyle bu haklılığını yitirdi. Milli Muhafız Ordusunun Köfünye’ye saldırısından sonra BM, bunun, bir köye karşı yapılan, 24 Kıbrıslı Türk’ün öldürüldüğü ve yaklaşık 1.000 kişinin de evsiz kaldığı geniş ölçekli bir askeri operasyon olduğunu kaydetti.

 

Hükümet bölgede, bölgeyi ele geçirecek ve Kıbrıs’ın en önemli yol kavşağını koparıp alacak olan 400 silahlı Kıbrıslı Türk’ün olduğunu düşünüyordu. Operasyonun tamamlanmasının ardından bu düşüncenin yanlış olduğu ortaya çıktı. Milli Muhafız Ordusunun raporuna göre, 20 tüfek, bir uyduruk makineli tüfek, iki Browning ağır makineli tüfek, bir otomatik Sten ve 10 tane de av tüfeği bulundu. Bu silah donanımı, dolaşımın engellenmesi için yeterliydi, ancak geniş ölçekli askeri bir operasyon için mazeret değildi.

 

BM Genel Sekreteri U Thant, Kıbrıs Hükümetine ‘operasyonları acil olarak durdurması gerektiği’ yönünde mesaj gönderdi ve Hükümeti, Milli Muhafız Ordusuna, çatışmalar sırasında ele geçirdiği yerlerden ayrılıp ‘barış ve sükunetin sağlanması amacıyla, Barış Gücüyle işbirliği yapma’ emrini vermeye davet etti.

 

Hükümetin içinde bulunduğu hoşnutsuzluk nedeniyle hemen buna uyuldu ve Milli Muhafız Ordusu ele geçirmiş olduğu bölgelerden ayrıldı.

 

 

Grivas’ın Geri Çağrılması

 

Türkiye, Kıbrıs’ın karşısındaki güney sahillerinde, aynı zamanda Yunanistan sınırlarında, Meriç nehri bölgesinde bulunan askeri güçlerini harekete geçirdi. Türkiye hükümeti, operasyonun derhal durulmasını talep ederek, askeri müdahalede bulunmakla tehdit etti. Ertesi gün, Yunanistan hükümetine diplomatik nota verildi ve birliğin Kıbrıs’tan derhal ayrılması, Grivas’ın geri alınması ve Milli Muhafız Ordusunun dağıtılması talep edildi.

 

ABD, NATO’ya üye iki devlet arasındaki çatışmayı alaşağı etmek için girişim üstlendi. Atina’daki ABD Büyükelçisi Philips Talbott rejimin başbakanı Konstantinos Kollias görüştü ve ona, Yunanistan’ın, Grivas’ı görüşmede bulunmak için Atina’ya çağırarak iyi niyet göstermesini tavsiye etti. 18 Kasım tarihinde, sabah saat 10.00’da Grivas Atina’ya gitmek üzere, sadece gidiş biletiyle Lefkoşa Havaalanından ayrıldı.

 

Cumhurbaşkanı Jhonson, Savunma Bakanlığı Müsteşarı Vans’ı özel temsilcisi olarak atadı ve Makarios’a bir mektup göndererek, krizin denetim altına alınması konusunda onunla işbirliği yapmasını önerdi.

 

 

Türkiye’nin Ültimatomu

 

Türkiye’de savaş havası yaratılmıştı. Basın, Kıbrıslı Türklere karşı yapılan soykırımdan bahsediyordu ve Türkiye’ye, Kıbrıs’a askeri müdahalede bulunma çağrısı yapıyordu. Ülkenin Dışişleri Bakanı Çağlayangil, Vans’a, Kıbrıs’taki durumun Türkiye için savaş ya da barış meselesi olmadığını, Türk devletinin bütünlüğü meselesi olduğunu söyledi. Ona, ‘müdahale ile ilgili kararın alınmaması halinde, Türk toplumu çökme tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır’ dedi.

 

28 Kasım tarihinde Türkiye, Vans aracılığıyla Yunanistan’a ültimatom göndererek, birliğin derhal ayrılmasında ve Milli Muhafız Ordusunun dağıtılmasında ısrar etti. Amerikalı arabulucu, ‘Atina ya bunu kabul edecek, ya da savaşı kabul edecek’ dedi. Aynı gün içinde Dışişleri Bakanı P. Pipinelis, Türk koşullarını kabul ettiğini açıkladı. Ancak Makarios, ABD Lefkoşa Büyükelçisi T. Belser’a, ELDİK (Yunan Alayı) ve TURDİK’in (Türk Kuvvetleri Alayı) Kıbrıs’tan ayrılmamaları halinde, Milli Muhafız Ordusunun dağıtılmasından yana olmadığını söyledi. Sinirlenen BelSer, Makarios’a Kıbrıs’ın ihtiyacı olan şeyin bir mucize olduğunu söyledi ve ona bunun gerçekleşmesi dileğinde bulundu. Vans Kıbrıs’a iki ziyaret gerçekleştirdi, ancak Makarios’u ikna etmeyi başaramadı.

 

O zaman Yunanistan birliğini geri çekti, Türkiye istila tehdidini geri çekti, Makarios da Milli Muhafız Ordusunu dağıtmadı. Milli Muhafız Ordusunda, orduyu kadrolaştırmak amacıyla 600 tane de Yunan subay kaldı. Subayların çoğu Cunta’dan seçilmişti ve sistemli olarak Makarios’un ayağını kaydırıyordu. Bu, 1974 darbesiyle doruğa ulaşmıştı. 1974 trajedisinin ardından Makarios en yakın çevresine, Kıbrıs Cumhurbaşkanı olarak yaptığı en büyük hatanın, Milli Muhafız Ordusunu dağıtmamak olduğunu söyledi.” (bşp)


Makarios Drusiotis

Πολίτης

18/11/2007